3.26.2008 - Çadır'dan Saray'a
Merhabalar…
Kurt boranlı havayı sever derler… Ülkemizde o kadar çok kurt var ki boranlar ve karabulutlar üzerimizden eksik olmuyor. Biz Türk’ler 708 yıllık bir Devletin bireyleri olarak huzur ve refahı çok istememize rağmen bu istek ve hayallerimizi bir türlü gerçekleştiremiyoruz.. Yetersiz yöneticiler desek ,Yanlış olur.., aptalız desek, kendimize hakaret ederiz.., yetersiziz desek, kendimizi aşağılarız. Yanlış bir şeyler var, ne acaba ? batı güçleri demek ucuz bir tespit mi olur. Bence ülkemizin en büyük sorunu, yeterli hukuk düzenimiz yok,derme çatma,yamalı bohça gibi..
708 yıllık bir ülke nerdeyse dünya devletleri arasında yok, geniş bir kültürümüz ve yumuşak bir sosyal anlayışımız var ama fakiriz, haklarımızı ve hak aramayı bilmiyoruz, son günlerde Ergenekon operasyonunu herkes duydu 85 yaşında olan bir yazar ve bir gazete yöneticisi gece 04.30 da evinden alınıyor, kınayan üç beş kişi, ülke başbakanı ve bakanı ne oluyor arkadaş demiyor veya diyemiyor…
Sonuna kadar gidilecek temiz eller deniliyor, kalıbımı basarım bu da boş çıkacak, neden mi hani gladio, hani kontgerilla, hani susurluk, hani merhum Özal’a yapılan suikast ve daha niceleri.. hangisi sonuçlandı da bizim haberimiz olmadı,
Her alanda başarısızlık abidesiyiz.bu aşağılamak değil, gerçekler. Başbakanımız mili gelirden kişi başına 7500 abd doları pay aldığımızı söylüyor. Yani 4 kişilik bir ailenin yıllık payı 30000 abd doları ,, pes doğrusu ya yalan söylüyorlar yada haksızlığa göz yumuyorlar benim milli gelirden aldığım pay 3000 dolar 4 kişilik aile 12000 dolar, nerde benim çalınan 18000 dolarım. Kime hesap soracağım..
Yalanlar artık gerçek olmuş, yalan söylüyoruz ve inanıyoruz.. tekrar secimler olsa akp % 60 oy alacak, muhalefet şimdiden referanduma karşı, korkuyorlar, neymiş referandum laikliğe karşı yapılacak ve darbe gerekçesi diyorlar. Neden iktidarı ekonomi ve sosyal yaşamla alaşağı edemiyorlar, beceriksizlik mi? Hayır onların tuzu kuru, böyle de mutlular, yeter ki doğru dürüst ve hak denilen kavramı zirveye taşıyacak insanlar meclise girmesin, ehil yöneticiler, yönetici olmasın..
Çıkış yolumuz gerçek hukuk’tur. İnsana yaraşır her alanda hukuk düzenlemesi yapılmalı, herkesin hesap verebilmesi yolu açılması, hesap soranlara da, keyfi muamelenin işkence suçu kapsamına alınarak yasalara bağlı kalınması sağlanmalıdır.
Saygılarımla… Halil AYRANCI
S.M.M.M
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
3.12.2008 - Kaz tüyünden yastık istiyorum...
Kaz tüyünden yastık istiyorum…
Bilindiği üzere 5736 sayılı Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü İle Tahsili Hakkında Kanun resmi gazetede yayımlanarak 08.02.2008 den geçerli olmak üzere 20.02.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş ve kanunun 1.maddesine göre ihtilaflı veya tarh aşamasında bulunan kamu alacaklarında uzlaşma talep tarihi 31.03.2008 mesai saati bitimine kadar vergi idaresine veya posta işletmesine başvuru zorunluluğu getirilmiştir.
Kanun incelendiğinde vergi uzmanlarının tüm ezberleri bozulmuştur. Bozulan ezber 213 sayılı V.U.K. nun 112. maddesine göre hesaplanacak gecikme faizi sadece vergi asıllarına uygulanırken, bu kanunla vergi aslına bağlı vergi cezaları ile genel usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına da gecikme faizi uygulanacaktır.
Mükellefler uzlaşma gününde yanlarında mutlaka bir vergi uzmanı (S.M.M.Müşavir veya yeterliliği olan kişiler) bulundurmalarını önemle hatırlatmak istiyorum. Bunun nedeni ise uzlaşma komisyonu uzlaşmada sadece vergi aslı ve vergi ziyaı cezasını indirerek toplam bir maliyet çıkaracak mükellef de bu tutarı borç olarak bilecek,dava açmayacağını veya davadan vazgeçme dilekçesini uzlaşma komisyonuna verecek, ancak vergi dairesine gittiğinde uzlaşma tutanağına göre vergi ve cezaların tahakkuku verilirken bu kanuna göre vergilerin normal vade tarihinden uzlaşma tutanağının düzenlendiği tarihe kadar gecikme faizi de hesaplanıp, toplam borç tutarını gördüğünde dudak uçuklatan rakamı gördüğünde geriye dönüşü olmayan bir yola girdiğini anlasa da geç kalmış olacaktır.
Vergi usul kanunun ek 7. maddesine göre artık borç kesinleşmiştir ve bu tutarlara dava açamayacağı gibi hiçbir mercie şikayet hakkı da kalmayacaktır.
Bu sebeple mutlaka ya yanlarında ehil kişiler bulundurmaları veya ısrarla ödeyeceği gecikme faizini de komisyonda öğrenip bunu tutanağa şerh etmeleri halinde uzlaşma tutanağını imzalamalarını önemle hatırlatmakta yarar görmekteyim.
Kanun çıkarılırken vergi ve cezalarda ne kadar indirim yapılacağı tespit edilmediğinden indirim tutarlarını, vergi dairesi müdürlükleri. Vergi dairesi başkanlıkları ve gelir idaresi başkanlığında oluşturulan uzlaşma komisyonlarının tespit etmesi son derece sakıncalıdır. Tahminime göre bakanlık (gelir idaresi başkanlığı) bir nispet belirleyecek ve bunu komisyonlara bildirecektir. Aksi halde aynı hukuki konuya göre aynı miktarda salınan vergilerle kesilen cezalar kişinin toplumda ki yeri, kılık kıyafeti, uzlaşma komisyonunda tavır ve davranışları bile dikkate alınarak kimine %50 kimine % 80 hatta % 95 varan indirimlerle karşılaşabileceğiz.
Çıkartılan kanun ve tebliğlere göre uzlaşma, soyut karinelerden oluşacaktır. Mükellefler son derece dikkatli ve hassasiyet içinde olmak zorundadır.
Devlet yönetimi ehil insanların elinden birer, birer alınmaktadır. Biri bu kanunu lütfen akıl ve insaf ölçüleri içinde açıklaması gerekmektedir. Davayı yargıda kaybeden bir mükellefin vergi borçları sıfırlanabilir, davayı kazananlara da sadece % 5 gibi bir indirim yapılabilir.
İdare mükellefle uzlaşılan miktarları ile yargı organlarındaki son yargı kararını açıklamadıkça, bu yükün altından hiç bir idare ve idareci kalkamaz. Ne demeliyiz bilmiyorum anlaşılan birlerine kaz tüyünden yastık yastık gerekiyor.
Sağlıcakla kalmanız dileğiyle..
Saygılar sunarım Halil AYRANCI
S.M.M.M.
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
2.25.2008 - 5736 Sayılı Kanun açıklaması 1. madde
Merhabalar…
Bilindiği üzere 5736 sayılı ‘’Bazı Kamu Alacaklarının Uzlaşma Usulü İle Tahsili Hakkında Kanun ‘’ T.B.M.M. ce 20.02.2008 de kabul edilmiş ve söz konusu kanunun 6. maddesi 08.02.2008 tarihinde diğer hükümler ise resmi gazetede yayımlandığı tarihte yürürlüğe girecektir. Ancak henüz kanun resmi gazetede yayımlanmadığından yürürlüğe girmemiştir.
Bazı okuyucularım konu hakkında teknik bilgileri olmadığından açıklama istemişlerdir. Buna göre okuyucuların anlayacağı dilden açıklamaya çalışacağım.
Kanununun 1. maddesi ikmalen, re’sen ve idarece tarhıyatları düzenlemektedir. Tarh bilindiği üzere idarece kanunda gösterilen matrah ve nispetler üzerinden hesaplanarak bu alacağı miktar olarak tespit edilen muameledir.
Vergi usul kanununda dört çeşit tarh usulü bulunmaktadır. Bunlar a) beyana dayalı tarh. b) ikmalen tarh, c)re’sen tarh, d)idarece tarh’tan oluşur. Beyana dayalı tarh mükellefin beyanına göre idarece vergi hesaplanır, vergi usul kanununda sayılan hatalar dışında hesaplanan vergiye dava açılamaz uzlaşma talebinde bulunulamaz. Diğerleri ise mükellefin hatası sonucunda yapılan tarhıyatlardır. Bu tarhıyatlara dava da açılabilir uzlaşma talebinde de bulunulabilir.
Yani mükeleflerce tüm kanuni vecibelerini yerine getiripte ekonomik zorluklar nedeniyle vergi borcunu ödeyemeyen mükellefler bu kanundan yararlanamayacaktır…
Kanun adil değildir bir mükellef beş yıl boyunca tüm vergilerini beyan etmiş ancak ödeyememiş diğer mükellef ise beş yıl boyunca hiç beyanda bulunmamış ve vergi ödemekten kaçınmış sa idarece bu mükellef hakkında yapılan tüm tarhiyatlar kanun kapsamına girmektedir..
Sağlıcakla kalmanız dileğiyle..
Halil AYRANCI
|
|
Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
2.21.2008 - Dağ fil doğurdu...
Dağ fil doğurdu…
Merhabalar…
Uzunca bir süredir ülkemizde süregelen ekonomik kriz, hükümet ve yetkililerce üzeri örtülmeye çalışıldığı toplumun tüm katmanları tarafından bilinmektedir. Fabrikalar birer, birer ya kapatılmakta ya da üretim düşürülmek suretiyle istihdam azaltılarak zaten asgari ücretle çalışan emekçi kesim işten çıkarılarak açlığa mahkum edilmektedir.
Yoksulluk öyle acıdır ki Türk toplumuna has çok güzel deyişler vardır. Aç it fırın yıkar veya yoksulluk mertliği bozar diye, zengin fakirin halinden anlamaz demek ki bizi temsil edenler zengin kişiler. Onlardan toplumun refahı için bir şeyler beklemek hayal yasalar bile zenginler için çıkıyor
Maliye bakanlığı, Meclisten yeni bir yasa çıkardı, bu yasa dört ana bölümden oluşuyor.A-İhtilaflı tarhiyatlar. B-Ecrimisil alacakları, C-Banka ihtilafları, D-Motorlu taşıtlar vergileri..
Yasa henüz yürürlüğe girmedi ama girdiğinde, muhalefet derhal Anayasa mahkemesine, Anayasanın 10. maddesi ‘’Eşitlik İlkesine’’ aykırı olduğu için iptal davası açacak ve büyük bir ihtimalle Anayasa Mahkemesi bu yasayı iptal edecektir.
Neden mi; motorlu taşıtlar vergisinin kapsamı o kadar geniş ki yat, kotra, özel tekneler, uçak ve helikopterler bile var ve Bir firmanın tır filosu var ve bunlarında araçlarına ilişkin tüm motorlu taşıtlar vergisine isabet eden gecikme zamlarından vazgeçiliyor ve ödenmiş gecikme zamları iade ediliyor. Bu nasıl kanun ki mantığını anlamak imkansızlaşıyor.
Gariban esnaf borç alarak bir işletme açmış, vergilerini ödeyememiş onlara diyorlar ki hayır sen bu kanundan faydalanamazsın, borçların kesinleşmiş 10.000 YTL vergi borcu gecikme zammıyla birlikte 110.000 YTL olmuş, kimin umurunda ama uçağı helikopteri.yatı kotrası ve özel teknesi olanlar bu kanundan faydalanıyor..tek kelimeyle bu yapılanlar vicdansızlık..
Ya bu yasadan tüm zengin ve fakir ayrımı yapılmadan Anayasa’mızın 10 maddesi ‘’Eşitlik İlkesi’’ herkes faydalanmalı ya da iptal edilmelidir.. benim bu kanunla ilgili hiçbir alakam olmadığı halde vicdanım öyle acıyor ki tarifi mümkün değil,bu yasayı çıkaranlar da nasıl bir vicdan var açıp bakmak istiyorum.
Canım çok acıyor ve ‘’ey muhalefet’’ bir dakika bile geçirmeden bu yasanın yürürlüğünü Anayasa Mahkemesinde derhal durdurun aksi halde Anayasa Mahkemesi bu kanunu iptal etse bile iptal hükmü geriye yürümeyeceğinden atı alan Üsküdar’ı geçecek,,
Bir insanın ismi Adil’se kendisinin Adil olacağı beklenemez, Adalet Kalkınma partisi’ de Adalet adlı o kutsal kavrama layık olmak mecburiyetindedir. Bu kanundan yararlanan ilk 100 kişinin kimleri olduğunu parti programında belirtilen şeffaflık prensibi gereğince basında açıklamalıdır.Aksi halde tüm kamuoyu, Adalet Kavramının arkasındaki kirliliğini saklamaya çalıştığını anlayacaktır.
Bu kanunda gördüğüm kişilere eşitlik fırsatı ve şansı verilmemiştir. Kanun Anayasa’ya aykırıdır. Dağ fil doğurmuştur yalnız bu filler tek hortumlu filler değildir. Çok hortumlu fillerdir ..
Sağlıcakla kalmanız dileğiyle Halil AYRANCI
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
2.18.2008 - Bize ne oluyor böyle…
Bize ne oluyor böyle…
Merhabalar…
Karın tane, tane yağdığı bugün, kışın güzelliklerini iliklerimize kadar hissettiğimiz halde neden mutlu değiliz acaba ?.. Ülke sorunlarını o kadar yoğun yaşıyoruz ki, nefes alamayacak kadar yorgun ve umutsuzuz. Üniversitelerde başörtüsü veya türban sorunu,yargıda bağımsızlık sorunu, kamuda yolsuzluk sorunu.yurttaşlarda yoksulluk sorunu, yeni doğan bebeklerin borç sorunu..say say bitmez. Yoruluyoruz..
Anayasamızda yer alan 2 maddede ‘’Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir’’.denilmekle birlikte hiçbir düzenlemeye yöneticilerimiz tarafından uyulmadığı aşikardır.Yoruluyoruz..
Devlet tüzel kişiliktir, yanlış ve hukuksuz bir eylemde bulunması imkansızdır. Hatayı yapan ehliyetsiz yöneticilerdir. Bulunduğu görevi sanki doğuştan bir hak gibi görür ve acımasızdır. Sorgulanması da zorlaştırılmış, çünkü; kanunu yapanlarında birtakım tereddütleri var ki yöneticileri koruma altına alınmıştır.
İş o kadar ileriye götürülmüştür ki üniversite hocaları başörtülü öğrencilerin 100 puanlık sınav puanı alsa bile kendi derslerinden geçemeyeceğini açık, açık televizyonlarda kamuoyuna açıklamışlardır. Bu ‘’Nefret’’ nasıl bir duygu anlamış değilim. Bunu diyen öğretim görevlisine ne rektör ne milli eğitim bakanı ne başbakan ne de Cumhurbaşkanı ağızlarını açıp tek cümle söylememişler ve bu ülkeyi yönettiklerini iddia etmektedirler..
Avrupa Birliği’ymiş , Geçin bunları, önce kendi ülke insanlarımıza eşit ve hukuka uygun davranmayı öğrenmeliyiz. Bunu öğrenemiyor ve öğretemiyorsak Avrupa birliği neden içine alsın. Bizde her şey sözde,ne Müslümanlık, ne Sosyallık, ne Hukukluluk ne de Laiklik özüyle kavranamamış.Halk anlamamış diyelim ya bize bunları öğretecek olanlar, bizlerden daha kötüler ve zorbalar..
Balık baştan kokar sözü maalesef bize o kadar güzel oturuyor ki terziden çıkmış elbise gibi...Herkes hesap verebilir olmalı ve engellenmemeli, kanunlarda tüm ceza hükümleri olmasına rağmen her nedense, suç işleyen bazı kişilere işletilemiyor,işlediği tek yer gariban halk yığınları onların ne avukatı var ne de himayecileri, O öğretim üyesi açıkça suç işlemiştir ancak Cumhuriyetimizin Savcıları ya takibe geçmemiştir ya da aman durun ülkede kaos çıkar deyip engellenmiştir.
Sonuç olarak bizi yönetenler ve kamu görevinde bulunanlar cesur olmak zorundalar ve görevlerini layıkıyla yapmak zorundalar, yapamıyorlarsa çekilmek zorundalar.
Sağlıcakla kalmanız dileğiyle
Saygılar sunarım
Halil AYRANCI
|
|
Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1.21.2008 - Ülkemin güzel insanları
Ülkemin Güzel İnsanları…
Merhabalar…
25.12.2007 tarihinde ‘’Bayramdan Enstantaneler’’ başlıklı yazımda, trafik polislerinin sarı ışıkta geçildiği halde, kırmızı ışıkta geçildiği iddiası üzerine 108,00 YTL trafik para cezası kesilmiş, tutanağa şerh düşülmesi istenilmiş, polis memurunun bu isteğe öfkelenerek sürücü belgesine el koymuş ve sağlık kuruluna arkadaşı sevk ederek 6 ay süreyle belgeye el koyduğunu söylemiş ve bu hukuksuz durumun takipçisi olduğumuzu söylemiştim.
25.12.2007 tarihinde ‘’Karayolları Trafik Kanunu’’ incelenmiş,sürücü belgesinin hangi hallerde el konulacağı maddede açık bir şekilde sayılmasına rağmen, atladığımız bir nokta olabilir endişesi ve hassasiyetimizle aynı tarihte Emniyet Müdürlüğüne bilgi verilerek sarı veya kırmızı ışıkta geçmenin ilgili memurlarca sürücü belgesine el konulup konulamayacağı sorulmuştu.
Bugün 21.01.2008 tarihinde Emniyet Müdürlüğünden 14.01.2008 tarih ve 1043 sayılı yazılarıyla bilgi verildi. Arkadaşın durumuna uyan fiil ve açıklama ‘’Sürücülerin sağlık durumlarında sürücülüğe engel bir değişiklik görüldüğünde sağlık kuruluşuna sevk edilir, ilgili kuruluşun raporuna göre sağlık şartlarını kaybedenlerin sürücü belgeleri geri alınır, raporuna göre sağlık şartlarını kaybetmeyenlerin sürücü belgeleri iade edilir (45. madde) gerekçesi ile cevap verildi.
Kara Yolları Trafik Kanunu madde 45 a) bendi ‘’ a) Sağlık durumlarında sürücülüğe engel bedensel bir değişikliğin görülmesi ve tespiti halinde sağlık kuruluşlarında muayenesi istenir ve yönetmelikte belirtilen sağlık şartlarını kaybettiği sağlık kurulu raporu ile belgelendirilenlerin sürücü belgeleri geri alınır. Bunlardan kaybettiği sağlık şartlarını yeniden kazandıklarını sağlık kurulu raporu ile belgelendirenlere sürücü belgeleri geri verilir’’ denilmektedir,
İlgili maddeyi ister başından sonuna, ister sonundan başına doğru okuyun tek anlam çıkar, görevli memurlarca arkadaşın bedensel bir değişikliğini gördüğünü varsaysak bile sürücü belgesine el koyması için sağlık kurulu raporuyla durumun tespit edilmesi gerekir. Oysa ilgili rapor olmadan hukuku göz ardı ederek keyfi muamelede bulunmuştur.
Emniyet Müdürlüğü’müz ise duruma göz yummuştur. Beklenen tavrı maalesef gösterememiştir. Birilerinin gözlerinin kapatması halinde herhangi bir durumu görmesi mümkün değildir ancak bizler asla gözlerimizi kapatmamalıyız, korkularmız ve endişelerimizle mutlaka yüzleşmek zorundayız.
Ülkelerde demokrasi ve hukukun objektif ve somut olarak ortaya çıktığı ve belirgenleştiği yer, sadece ‘’idaredir’’ İdare yol gösterici, hakları tanıyan ve tanıtan güzide kurumlar olma yolunda tüm gayretini göstermeli, personelini en iyi şekilde yetiştirmelidir. Çünkü başka Türkiye yok, gidecek başka bir ülkemizde yok…
Sağlıcakla kalmanız dileğiyle…
Saygılarımla Halil AYRANCI
S.M.M.M
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1.10.2008 - ödeme koaylığı
Merhabalar…
25 yıl gelir idaresinde görev yaptıktan sonra, yapılan uygulama hataları ile uygulanan kanun hükümlerinin artık vatandaşı limon gibi sıkıp, yeni bir yaşam hakkı tanımadan kaldırıp çöpe attığını gördükten sonra memuriyetten bir an önce ayrılıp dilimizin döndüğü, yüreğimizin yettiği yere kadar ‘’Hak’’ denilen adil kavrama sımsıkı sarılıp kamuoyunu elimden geldiği kadar aydınlatmaya yol göstermeye çalıştım.
Çeşitli tarihlerde sırasıyla ‘’vergi cezalarında gecikme zammı uygulama sorunu, şehit ve ailelerinin vergi borcu sorunu, vergi sorunları, vergilere zamanaşımı müessesesi uygulanmadığından vergi borçlarının astronomik rakamlara ulaşması sorunu,aciz hali uygulamama sorunu ve tahsil kabiliyeti olmayan vergi alacakları sorununu açıklayıp çözüm yollarını açıklayıp ulaşabildiğim etkili makamlara bilgi verip, en kısa zamanda ödeme kolaylığının sağlanıp borçlulara yeni bir yaşam hakkı verilmesini istemiştim..
Bu gün basından vergi affı geldiğini ve Maliye Bakanlığınca hazırlanan taslağın meclise gönderilmesi bekleniyor. Bir kere bu vergilerle ilgili af kelimesini hiç sevmiyorum, neden mi ? Af; suçlu kişilere uygulanacak dini, hukuki ve vicdani düzenlemedir. Vergi vermek için mükellef olup, vergisini çarpık vergi sistemi içinde ödeyemeyip,10.000.YTL vergi borcu için 100.000.YTL gecikme zammı istenip,vergi idaresince evini aracını yok pahasına satıp,hayatını bitirdiğin mükellefin hala borcu bitmiyorsa suçlu kimdir..
1981 yılında çıkan 2431 sayılı bir kanun gibi ödeme kolaylığı kanunu çıkarılması gerekiyor. O kanunda vergi aslının tamamı ile zam, faiz ve cezaların % 10 tahsil ediliyor ve mükellefe yeni bir yaşam hakkı verilmişti. Bu kanunda öyle çıkarılmalı…
Taslakta ihtilaflı vergi borçları olan mükellefler idareye başvuracak, idare bir teklifte bulunacak davacı olan mükellef teklifi kabul ederse ihtilaftan vazgeçecekmiş. İyi de zaten ihtilaflı alacaklarla ilgili borçlar için mükellefler idareye uzlaşma için başvurmuş anlaşamamıştı. Şimdi ne fark edecek aynı idare aynı uzlaşma komisyonu !! zaten açılan davaların % 95 ini vatandaş kazanıyor. Neden ihtilaftan vazgeçsin ki..
Beyler yine karmakarışık bir kanun çıkarmayın, 2431 sayılı kanun gibi bir kanun çıkarın, vergi kanunlarını değiştirin, idareyi yenileyin ve idarenin başına da, sorumlu ve yetkili kişiler atayın. Merkezden taşra yönetilemez, her başkanlık özerk ve hesap sorulabilir bir kurum statüsüne kavuşmalıdır.
Umarım iyi bir ödeme kolaylığı kanunu çıkarda, devlet kendini devlet yapan vatandaşıyla barışır..
Sağlıcakla kalmanız dileğiyle…
Saygılarımla... Halil AYRANCI
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bu makaleden alıntıyapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :
‘’Ödeme Kolaylığı’’ başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Halil AYRANCI'ya aittir ve makale, yazarı mali içerikli site tarafından (http://www.hak-analiz.com) ve (http://malihaber.blogcu.com ) web sitesinde yayınlanmıştır. Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1.7.2008 - Sorumluluktan daha ağır bir yük olamaz…
Merhabalar..
2008 yılına yeni girdiğimiz bu günlerde hain terör örgütü pkk , Diyarbakır,
‘da yine masum insanların bulunduğu dershane önünde kahpece bir eylem yaptı. Sonuç çok acı; şehit ve yaralılar var.
Bir ağabeyimiz var, yıllardır onuruyla mücadele ediyor ve şunu söylüyor ‘’iyi ki hukuk var’’ve devam ediyor ‘’makamlar ehil insanlarda değil,para iyi insanlarda değil ‘’yılların tecrübesini üzerinde vakurla taşıyan ağabeyimize saygı duyuyorum ve dediklerine aynen katılıyorum..
Diyarbakır’daki hain saldırı, dershane önünde ve askeri lojmanlara 200 metre, nerede kolluk kuvvetlerimiz ve istihbaratımız. Sorumluluklar bu kadar hafife alınamaz, istihbaratçı kişi uyumaz, uyusa da kalp gözü açıktır. İstihbaratını yapar ve operasyon kuvvetlerine bilgiyi aktarır.
Olay olduktan sonra, açıklamalar beyhudedir. Yetkililer istifa etmeli ve soruşturma açılmalıdır. Eskilerde bir görev verileceği zaman, sorumlu ve ehil insanlar köşe bucak saklanırlardı, şimdi herkes göreve talip.. yıllarca görev yapmak önemli değildir. Göreve gelecek kişi 40 kişinin elini öpüp, bağlılıklarını sunup, ve verilen her emri kayıtsız şartsız yaparak, bir makama talip oluyorsa, asla ehil kişi değildir.
Haksızlık karşısında, değil haksız kişinin yanında olmak, susmak bile insanlık suçudur. Artık bu asil duyguları yitiriyoruz. Güneydoğu ve pkk kamplarını izleyecek bir uydumuz bile yok. İzin verirlerse sınır ötesi operasyon yapılabiliyor ve bizler kahroluyoruz.. sorumlu ve ehil insanlar nerede???
Herhangi bir idareye gidin ve bir dilekçe yazın, dilekçeyi alan bazı görevliler resmen size düşman oluyor yetkisiz olduğu halde ben sana gösteririm havalarında, ya o kişi bir de yetkili olsa, ama olacaktır o, ve makam için kanundışı her şey mübahtır onun için.
İdarenin başında olanlar ise sorunlardan devamlı kaçıyor, sorunları çözme yetisi yok, yüzde yüz haklı olsan bile, haklısın ama ben bir şey yapamam diyor ve yargının kapısını gösteriyor.
E o zaman sen neden bu makamdasın, orası devlette yatma yerimidir. Elini taşın altına koyamıyorsan bu göreve layık değilsiniz.
Önceki yazılarımda da bahsettim ‘’bir ülke bazı ilkelerinden vazgeçebilir ama adaletten asla taviz vermemeli. Adaleti sadece yargı sağlamaz ki, işçi,işveren,komşu dekan.cumhurbaşkanı..yani herkes adil olmalı, ismen değil, ama tüm varlığıyla..
Benim derdim idare, idare ah bir düzelse ülkemiz cennet olacak. Kamu görevlileri hakkında kaç tane soruşturma açıldı ki, açılsa da çoluk çocuğu var denilip örtbas ediliyor.
Kamu hakkında o kadar çok açılmış dava var ki, yakında istinaf mahkemeleri kurulacak bunu nedeni artık yargı yetişemiyor ve araştırın lütfen kamuya karşı açılan davaların % 95 ini karşı taraf kazanıyor. Kamu yargı masraflarını karşılıyor ve hazine zarara uğratılıyor. Bu yüzden hiçbir makam sahibine soruşturma açılmıyor.
Artık zamanı geldi, yetkililer özenle seçilmeli ve ehil insanlar bu görevlere getirilmelidir. Ben yaptım olacak mantalitesine sahip olanlar, hukuk dışı davranışlarından vazgeçmeli,ısrar edenler ise hak ettiği cezaya çarptırılmalıdır.
Sağlıcakla kalmanız dileğiyle…
Saygılar sunarım..
Halil AYRANCI
S.M.M.M.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :
"Sorumluluktan daha ağır bir yük olamaz…" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Halil AYRANCI'ya aittir ve makale, yazarı mali içerikli site tarafından (http://www.hak-analiz.com) ve (http://malihaber.blogcu.com ) web sitesinde yayınlanmıştır. Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
12.26.2007 - TRANSFER FİYATLANDIRMA YOLUYLA ÖRTÜLÜ KAZANÇ DAĞITIMI
Merhabalar…
Biz ne zaman çağdaş bir hukuk devleti olacağız bilemiyorum.Vergi Hukuku Ülkemiz İnsanlarının tamamını ilgilendiriyor.Bilindiği üzere yeni kurumlar vergisi kanununun bazı maddeleri resmi gazetenin yayınlandığı 13/06/2006’da bazı maddeleri 01/01/2006 tarihinde geçerli olmak üzere 13/06/2006 tarihinde bazı maddeler ise 01/01/2007 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yürürlüğe girdi.Kanun hazırlanırken Kanun maddelerini düzenleyenler ile Maliye Bakanlığının yetkilileri yeni kanunun çağdaş, açık,temiz bir dille herkesin anlayacağı şekilde düzenleme içine girmişseler de, istedikleri hedefin yine çok uzağında kalmaları üzerine konferans üzerine konferans, meslek mensupları ise seminer üstüne seminer almaya devam ettiklerinden hiç te kolay anlaşılır düzenlemeler olmadığı anlaşılmaktadır.
Kanun maddelerinin, yürürlük tarihlerinde bile kaos varken kanunun madde düzenlemelerinde kaos olması kaçınılmazdır. Düşünsenize Kanun 13/06/2006 da yürürlüğe giriyor ama işletmeler ve grup şirketler 01/01/2006 tarihinden itibaren sorumlu tutuluyor. Başbakanımız Sayın R.Tayyip ERDOĞAN’ın kızdığı zaman sıkça kullandığı bir deyim var ‘’bunlar niyet okuyucuları mı ‘’dediği.. Başbakanımız haklı ileride olması muhtemel bir olayı Allah’tan başka kimse bilemez ki..
Ama ; hayır ,kudretli kanun koyucuları halkı , işletmeleri ve firma sahiplerini niyet okuyucu olduğunu düşünüyorlar. kanunların geriye yürümezliği, uzun uğraşlar sonucu anayasalarda yer alarak evrensel bir hukuk kuralı haline gelmişse de, bizler şark kurnazıyız ya .onlar diyecekler ki ‘’ bu gerçek geriye yürüme değildir’’henüz takvim yılı bitmeden kanun çıktı, halk bilmek zorunda, ne yapalım diyeceklerdir.
İdarenin hatası ise diz boyu ! kanununu 13 maddesinin 7 numaralı bendinde ‘’Transfer fiyatlandırması ile ilgili usuller Bakanlar Kurulunca belirlenir’’ denilmesine rağmen 18/11/2007 tarih ve 26704 sayılı resmi gazetede yayımlanan 1 seri nolu tebliğ ile hukuk kuralını çiğnemiştir.2007/12888 sayılı Bakanlar kurulu kararı ise 06/12/2007 tarih ve 26722 sayılı resmi gazetede yayımlanmıştır. Kararnamenin 21 maddesine göre 1 seri nolu tebliğ ‘’yok hükmündedir’’ ancak idare bunu da göz ardı edeceği bilinmektedir,
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanun’un 13 maddesi ‘’ Transfer Fiyatlandırma Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı’’nı düzenlemekte toplam 7 bent vardır..özü 7 sülalen ve bu 7 sülanenin ilişkili bulunduğu kişilere mal veya hizmet satarken emsallere uygunluk ilkesine aykırı davranışta
Bulunursan Transfer Fiyatlandırma Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı yapmış sayılacak re’sen veya ikmalen vergi tarhıyatı yapılarak cergi cezası kesilecektir.
Bir örnekle Transfer Fiyatlandırma Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı nı açıklayalım:
Ali KIYMETBİLİR (A) Şirketinin % 90 0rtağıdır ve (B) Şirketinin % 5 Hissesi (A) şirketine ait olsun. (B) Şirketi ise 4 ortaklı olup (A),X,Y,Z ye aitdir. Z eşi F den 10 sene önce ayrılmış olup, F nin abisinin kızı R evlenmek üzeredir. R yıllardır tanıdığı, Ali amcasına nişanlısıyla giderek plazma tv almak ister.plazmanın normal satış fiyatı 2.500.YTL olmasına rağmen Ali amcası 2.250 YTL den plazmayı satar. Ne yazık ki başına belayı almıştır artık;
R ilişkili kişidir ve emsale uygun olmayan bir satış gerçekleştiğinden (A) Şirketi (B) şirketine Transfer Fiyatlandırma Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı yapmıştır.
Anlaşılması bizlerce kolay olmamasına rağmen zorla anladık diyelim. Bunu ne halk nede geleneğe bağlı insanlarımızın anlaması mümkün değildir. Aynı satışı ilişkili olmayan birine yapıldığında ne olacak? .yetkililer bunu açıklarlarsa sevinirim..
Sağlıcakla kalmanız dileğiyle…
Saygılarımla… Halil AYRANCI
S.M.M.M.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :
"Transfer Fiyatlandırma Yoluyla Örtülü Kazanç Dağıtımı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Halil AYRANCI'ya aittir ve makale, yazarı mali içerikli site tarafından (http://www.hak-analiz.com) ve (http://malihaber.blogcu.com ) web sitesinde yayınlanmıştır. Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
12.26.2007 - BAYRAMDAN ENSTANTANELER
 |
Merhabalar…
Umarım bayramınız çok güzel geçmiştir,biz bayramda dostlarla birlikte hoş vakitler geçirdik. İşyerimize gelip yine bildiğimiz koşturmaların içine girdiğimizde şu kısacık ömrümüzde sevgi.saygı ve muhabbeti kaybetmeden iyiyi, doğruyu ve güzeli anlatmak istiyoruz ama ne mümkün !!!
Bayramın 4. günü arkadaş trafikte sarı ışıkta geçiyor, görevli trafik polisi kırmızı ışıkta geçildiğini ve elinde kamera kayıtları olduğunu söylüyor ancak arkadaş emin. Tutanağa sarı ışıkta geçtim ifadesini şerh ettirmek istiyor.ilgili memur çok öfkeli ‘’o zaman ehliyetinize 6 ay süreyle el koyuyorum ‘’ deyip tam teşekküllü hastaneden göz raporu alınmasını, araç içinde ehliyetli sürücü istiyor. Arkadaş kamera kayıtlarını istiyor, telsizle görüşme sonucunda kaydın olmadığını öğreniyor ve ehliyetin rapor getirene kadar alıkonulduğunu rapor geldiğinde ehliyeti verileceğini söylüyor. Ehliyetli birine de gerek yok ehliyeti alıkoyma tutanağı yeterli aracı kullanabilirsiniz ifadesini nazik bir şekilde ifade ediyor…
Hani kamera kaydı vardı, hani 6 ay süreyle ehliyete el konuluyordu, hani ehliyetli bir sürücüye ihtiyaç vardı .. tüm mesele sadece itiraz etmek ..itiraz edince memur, memur gibi davranıyor.
Bugün arkadaşım işini gücünü bırakıp emniyete gidiyor verilen yazıyı alp bursa devlet hastanesinin göz polikliniğine gidiyor,başhekime yönlendiriliyor,sağlık kuruluna sevk ediliyor,evrakı kayda aldırıyor vezneye 18 YTL fotoğraf 7 YTL ödeyerek göz kliniğine nihayet ulaşıyor.gözler şahin gibi.saat 14 te heyete gireceksin deniliyor.heyetden rapor alınacak, buttim de bulunan emniyete verilecek ve ehliyet geri alınacak.
Ceza 108 YTL ceza kalkacak mı ? hayır kalkmayacak ..sulh ceza mahkemesine dava açılacak yargının verdiği karara göre hareket edilecek.
Karayolları trafik kanununda ehliyetin hangi suçlarda alıkonulacağı yazıyor.sarı ışıkta geçmek suçu yok kırmızı ışıkta geçmek 108 YTL..alkollü isen 6 ay süreyle el konulabilir.(K.Y.T.K.48.MD)
Yargı suçun oluşmadığına karar verirse ,yetkililer pardon diyecek ve olay bitecek.. ya o görevlilere ne olacak ? sadece hak aramak istenildiği için Bu keyfilige, bu sorumsuzluğa!. idare bir ceza verecek mi? Emniyete konu ve olay hakkında bilgi verildi. Sonucu nasip olursa ,Sizlerle paylaşacağım
Sağlıcakla kalın..
Saygılarımla… Halil AYRANCI
S.M.M.M.
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :
"Bayramdan Enstantaneler" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Halil AYRANCI'ya aittir ve makale, yazarı mali içerikli site tarafından (http://www.hak-analiz.com) ve (http://malihaber.blogcu.com ) web sitesinde yayınlanmıştır. Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
|
|
Yorum (0) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımızda
Amacım, Türk Vergi Sistemini tanıtmak, yol göstermek, vergiyle ilgili sorularınızı en kısa zamanda ve sade bir dille ücretsiz olarak yanıtlamaktır.

Kategoriler
BasinBasindaVergiHaberleriBeyannameDuzenlemeRehberleriBeyannameOrnekFormlariBilimBoslukDahilerDanistayKararlariDilekcematiKDunyadanVergiHaberlerie - mevzuate - ticarete-KitapEkonomikGostergelerFormlar-DilekcelerFotoGaleriGazeteBasliklariGelir Uzmani ne diyorGggGumrukMevzuatiGuncelKDVOranlariGununVergiYorumuHesaplamalarHukukMakaleleriihaleMevzuatiihracat-ithalatInternet Vergi DairesiisMevzuatiKariyerKitaplarBrosurlerKKTC-VergiMali KurumlarMaliAnsiklopediMaliyeBakanligiMatbuTesmerDilekceleriMevzuatOzetleriMuhasebeMukellefin-SesiOzelgeler - MuktezalarPersonelMevzuatiPiyasalarPratikBilgilerProgramlarResmiGazeteRessamlarSesli Vergi KitabiSiirlerSikcaSorulanSorularSikKullanilanlarSinemaSirkulerSMMM ve YMM OdalariSoru-CevapSosyalGuvenlikMevzuatiTaslaklarTesviklerTV RehberiTV_IzleUzlasmaVergi TVVergi-KanunlariVergiDairesiBaskanlariVergiDairesiBaskanlikleriVergiDavalariVergidegundemSirkuleriVergiDergileriVergiForumlariVergiMakaleleriVergiMevzuatiVergiPortaliBultenleriVergiSiteleriVergiTakvimiVergiYayinlariVergiYazariKimdirVergiYazarlariYabanci Vergi ilisimleriYatirimKilavuzuYeni
Arkadaşlarım
• fzehra • mecnun1965 • burcunungunlugu • GELENDOST • onurxt • emartek • andrysheva • aksitabraxas • europekings • jojo1 • webaslanlari • camurlueller • gemlik34 • magicdesignhayaleturet • biryudumhobi • yineyagmuryagacak • downet • fatoscb • sinavkitap • onlinemovies • aslanyagmur • bakimliol • bilimeyolculuk • tubissa • volkiiitolkiii • sophia • msenol • ucuncuyol • cityinfo • haticane • ajandatr • aslimyanik • hdogan • tecworld • abdullahyilmaz • dogaylabasbasa • maviay12 • ikincibahar34 • yazorgum1 • kategorici • engincan233 • erkambin • myingilizce • MyMiraCLe • battilim • alimuraterbil • ahmetbabablog • susacakvar • sunaduman • nancy1 • zamanist00 • nukhetce • bilimhaber • zerdustoloji • serenatonline • osmankefeli • BORSACI72 • esohan • gulaysem • balsultan • catdere • emresoylu • banagore1 • gercekdostum • benhaladeliyim • mavidekisevgiliye • karalamadefterim • minenin • eklesene • hayatdenilen • nevrisu • memnunca • turktv • vizyondakiler • necipgenc • sarimutfak • yuksektopuklar • mutfaktahersey • perlaa • divlinyasam • filizvehobileri • evininhanimi • 1964anne • monica • sivyus • SONMEZ • yasamatesi28 • cxonbasi • emeksevgivebilgi • damla113 • eleni231 • nettenparakazanmak • nazela • hannibalturkish • elz • aliozturk • nafri38 • freebaz • depoo • ipeksol • kevserbanu • siyahincimm • paramp3 • sozlermuzikler • umudumsensin • prt • gumuskasik • sosiloskop • Rundll32 • 290405 • nefistadlar • sevgimabedi • nurgulpx • desoyoz • mehpareogt • dusbahcesi • cocukgelisimindebirnumara • yenigelengun • huysuzvetatlikadin • SERA34 • adadergisi • srknarf • outside • soymet • AYISIGIVEBEN • zoeloji • magazinworld • masallarinmasali • egitimspormizah • HuzunLeriNPrenseSi • 26peri26 • eliisi • angelpretty • cansofi • abbus2323 • didemkaan • gerceksevda • vezirhan • runilk • muhasebedersi • sanategitimi • cerenoztepe • Afifenur • vofuvisilogu • jofer • teknolojihaber • ceptma • gurbetci64 • pannet • dogruadres • izmirliblogcu • emreizmirli • sudemle • hisari • karsiyorum • AdiabloA • cigdemingunlugu • bilgeerhan • GuLumSUyorum • boyakagen • MesajinizVar • sergendestek • hayatgrup • AydakiAdaM • 1cinselyasam • horseracing • okuyorumgeziyorum • kitapnehri • googleservice • sonsuzmektup • ozseydam • ruveydaebru • okesim • tabiin • myvizyon • whiterose65 • banucagri • crochet • almulaca • busecegunler • danteldunyam1 • 35TUR35 • medine75 • cennetgozlumasilsevdam • pptyyldz • cilemce • nezaketbolat1 • aglayankafe • vuslatgulu • kurabiyedunyasi • gelinciktarlasi • blogcuabla • siirimsilerle • gonulbahcesi • kerrar • guzellikvebakim • kurumusyaprak • yildizim1 • yildizim • ladyfame • sabahYILDIZI • merali • nergizcankul • annemmutfaktatv • lezzetlidakikalar • zeynoka • fenerbahcesehri • supersport • tibet • temizharun • umutuntakidunyasi • cemilekaran • maft • sanalreklamlar • arzuaytur • kudretli • alkmaar • gokselerdem • kudretle • GRAFIKDUNYASI • alternatifblog • turkanzeybek • agacdograma • forexland • emarland • fatostuncay • kumaralemi • semracahobi • platoni • karliorgu • shared • atomalti
|